20 Şubat 2012 Pazartesi

rastlantısal varoluşun dayanılmaz ağırlığı



-hiçbir yeteneğim yok,klasik müzik bilgim yok,sanat bilgim yok,silik ,çirkine yakın bir görüntüm var.
-öldükten sonra her şey güzel olacak türünden düşünceler beslemiyorum pek.
-benden daha iyi durumda olan insanları görünce onları kıskanıyorum ve hissettiğim yetersizlik,çaresizlik artıyor.
-başarılı değilim.elime geçen her fırsatı batırıyorum.
-insanları kendimden uzaklaştırıyorum,insanların çoğunu gereksiz buluyorum buna rağmen yalnızlıktan yakınıyorum.
-kültürel yönden içinde bulunduğum tek faaliyet insanların ortaya çıkardığı eserleri tüketmek.üretici hiçbir şey yapmıyorum.
-sanırım otakuyum,anime ,manga ya da film,kitap,yabancı dizi konusunda değil intihar,ölüm konusunda.
-hayatımın hiçbir döneminde popüler diye tabir edilen o insanlardan biri olmadım.hep yalnızlık çektim,yanımda bulunan beni arkadaşı olarak gören iki üç kişi varsa bile çoğuna karşı hiçbir yakınlık beslemedim içimden.
-sanırım orta sınıfın alt tabakası ile orta tabakası arasında bir konuma denk geliyor sosyal statüm.
-yabancı dil seviyem ortanın altında.
-antidepresan kullanıyorum.ilacım yakında bitecek.doktora gitmem gerekiyor.intihar etmekten korktuğum için ,kendimi bok gibi hissettiğim için antidepresan kullanmaya yeniden başladım.
intihar ettiğimi hayal edince ,aklımda çeşitli görüntüler belirince rahatlıyorum.sözgelimi gece evde kimse yokken,radyo eksen açıp ışığı kapatıp bileğimi kesmek.ama bunu yapmayacağım,yapamayacağım.
-hiçbir romantik ilişki içinde bulunmadım bu yaşıma kadar.
-insanlarla dışarıya çıkmam,sinemaya gitmem,zaten sinemaya tanıdığım biriyle gitmekten nefret etmişimdir.filmi izlerken konuşup duran,herhangi dikkat dağıtıcı bir ses çıkaran insanlardan nefret ederim.başkalarını bulundukları konumdan dolayı aşağılayan insanlardan daha da çok nefret ederim.
-ilkokul,lise yıllarım berbata yakın geçti.
-üniversitede ilk yılım berbattı.
-romantik ,dram,shoujo manga okuyorum ve bunları okumak beni mutlu ediyor.bazı animelerde,mangalarda ağlamışlığım var.anime,manga ,roman,dizi,film karakterlerine aşık oluyorum.
-telefon rehberimdeki kişi sayısı oldukça az.zaten telefonumun hayatımda herhangi bir işlevi de yok.gelecek sene sadece aile üyelerinin numarasını barındıracak rehberim.
-sosyal fobim var.evden dışarıya çıkmak zorunda olduğumda anksiyetem oldukça artıyor.bazen o mide bulantısına,baş ağrısına dayanamayacağımı düşünüyorum.
-bunları anlatacağım yakınımda hiçkimse yok ,sadece yazıyorum.
-sanırım hep böyle olacağım.bulunduğum yerde yanlışlıkla bulunuyormuş izlenimi vereceğim herkese.
-kendi kendime yetmeyi isterdim.yalnızlıktan yakınmamayı isterdim.yeteneğim olsun isterdim.yaşadığım için hoşnutum diyebilmeyi isterdim.




16 Şubat 2012 Perşembe

--

yoh ve haruna



ben onu görmek için yolumu uzatırken o beni görmemek ,benimle karşılaşmamak için yolunu değiştiriyor.birisine karşı hissettiğim yakınlığın karşı tarafa bu kadar itici gelmesini beklemiyordum.sanırım gerçekten erkekleri uzaklaştırıcı etkiye sahibim.insanlarla aramdaki iletişimsizlikten pek de şikayetçi değilim.yani yalnızlığa alıştım,yalnızken rahatım ve seviyorum yalnız kalmayı.ama bu sefer farklı olsun istemiştim.böyle zamanlarda silik,çirkin görüntümden gerçekten nefret ediyorum.
neyse sanırım onu koukou debut taki yoh a benzettim ve onu görünce yoh un karakterini ona yükledim.değişen hiçbir şey olmadı.
yalnızlığım değişmeyecek gibi...




iki haftadır içinde bulunduğum durumdan biraz sıyrıldım sanırım bugün.kendimi hâlâ berbat hissediyorum ama önceki kadar kötü değil.uyumak dışında bir şeyler yapıyorum en azından.anime izlemek,film izlemek gibi.


uzun süredir eskisi gibi müzik dinlemiyordum.bu aralar eskiden dinlediklerimi dinliyorum tekrardan.patrick wolf dinliyorum yarım saattir.onun parçalarını ne kadar çok sevdiğimi unutmuşum.
sanırım ben nelerden hoşlandığımı unuttum.çevremde insanlar olmasa da kendimi yalnız hissetsem de beni biraz bile olsun huzurlu hissettirecek o kadar şey var ki.



patrick wolf un art ardına dinlediğim,bünyemde bağımlılık yapan parçası:


15 Şubat 2012 Çarşamba

aptal döngü

baş ağrısı,istemsizlik,mide bulantısı.huzur gidince bunlar kendini daha da etkili gösteriyor gibi.dün istemsizliğime yenildim.sadece uyudum.hiçbir şey yapmadan ,çaresizlik içinde uyudum.

insanları uzaklaştırıcı etkiye sahibim sanırım.bugüne kadar kendimi yalnızca bir kişinin yanında olduğum kişiye yakın hissettim.depresifliğimi,inanç konusundaki düşüncelerimi rahatça anlatabiliyordum ona.o benim için tek önemli kişiydi.ben ise onun için önemli kişilerden yalnızca biriydim.bunlar iki sene önceydi.şimdi o hiç yokmuş gibi,hiç dahil olmamış gibi yaşantıma,eskisi gibiyim ben.tuhaf,bir insana bu kadar değer vereceğimi düşünmezdim.onun için bu kadar vazgeçilebilir olmak üzücü.iki üç ay önce msj attı.mutlu anlaşılan son halinden.hayata artık o kadar depresif bakmıyor ,romantik ilişkisi var,arkadaşları var.onu kıskandım galiba,kendi yalnızlığıma,kendi çıkmazıma baktım da .
belki de böyle bozuk olmayı hakkettim.belki de gerçekten kötüyüm ben.belki de bireyin düşünceleri eyleme dönüşmese bile onun kötü olmasına yetiyordur.

"Sakın kimseye bir şey anlatmayın. Herkesi özlemeye başlıyorsunuz sonra." Çavdar Tarlasında Çocuklar
holden haklıydı sanırım.


insanlar kendileri için önemli,üzücü bir haberi anlattığı zaman hiçbir şey hissetmiyorum.yüzüm de ifadesiz kalıyor .ama insanlar anlattıklarına gerçekten önem verdiğimi düşünüyor olabilir.çünkü ifadesizliğime rağmen bana kendileri hakkında bir şeyler anlatmaya devam ediyorlar.belki de sadece anlatma ihtiyacı içinde oldukları için anlatıyorlardır.anlatılan kişi önemli değildir.


gelecek sene nerede olacağımı bilmiyorum.belki ankara da belki istanbul da belki başka bir yerde.burada ,şu an bulunduğum yerde olamayacağımı biliyorum.oysa hiçbir yere gitmek istemezdim.
her türlü değişim bende mide bulantısına neden oluyor.


gazetelerdeki intihar haberlerinden de o habere yapılan yorumlardan da nefret ediyorum : bunun gibi


uzun süredir dinlememiştim :





13 Şubat 2012 Pazartesi

dipte bile değilim

sanki aptal birinin aptal düşüyüm .kendimle ne yapacağımı bilmiyorum.kendimi ne yapacağımı bilmiyorum.öylece var oluyorum sadece.her şeyden kopmuş gibiyim şu anda.hiçbir şey hissetmiyorum,ne yalnızlık ne keder.sadece varım o kadar,sadece şu an buraya bunu yazıyorum o kadar.başka hiçbir şey yok varlığımla alakalı.garip bir huzur da var içimde.her şeyin boş,her şeyin anlamsız olduğunu kavrayıp da artık hiçbir şeyin dert edilmediği bir durumdayım .etkenliğim yok oldu sanki,uzun süredir etkenliğimi de hissetmiyordum ki zaten.edilgenliğimle varım şu an.
intihar etmeyeceğim henüz ,edemeyeceğim.belki 24 ünde ya da 27 sinde cesaret edebilirim ama intihar etmeden önceki o huzuru hissedebiliyorum .bulanık hiçbir şey kalmamış gibi aklımda,umursadığım hiç kimse kalmamış gibi,zaten pek kimseyi de umursadığım yoktu ya.sanki bütün düşünceler bütün kıskançlıklar,yetersizlik hissi bir anda gitmiş gibi.kendimi yapmam gerekenlerden,yapmak zorunda hissettiğim her şeyden arındırmışım gibi.huzurluyum işte garip bir huzur.dipte hissetmekten çok farklı bir durum bu.dipteyken bir şeylere ,birilerine ihtiyaç duyuyorsun,kurtulmak için.şu an ise hiçbir şeye gereksinim duymuyorum,intihar etmeye bile.sanırım intiharım yine böyle hisler içindeyken gerçekleşecek.
hayatı boşvermişliğin huzuru...


acaba nick drake nasıl hissetti,intiharından önce.

11 Şubat 2012 Cumartesi

depresif anlar





yapmak istediğim,hissettiğim ve yapamadığım....
Confidential Confessions 1 (The Door) mangasından birkaç sayfa.

sırf sondaki gülümseme için bile sevebilirim bu mangayı.
bileğini kesmesini,rahatlamasını anlayabiliyorum.


manganın ingilizcesi için Confidential Confessions 1




bu ruh halime eşlik eden parça:




9 Şubat 2012 Perşembe

------


-niye birinin seni sevmesine bu kadar isteklisin ki?
---anlamazsınız.
-yine de açıkla.
---biliyorsunuz kendimi pek sevmiyorum,hatta hiç sevmiyorum.sanırım biri beni severse sevilebilecek biri olduğuma inanabileceğimi düşündüm.
-kendini sevebilmek için mi başkasının sevgisini istiyorsun?
---sanırım.
-peki benim hakkımda ne düşünüyorsun?
---duymak istediğinizi mi söylemeliyim yoksa gerçek hislerimi mi?
-genelde farklı mı oluyor ikisi?
---evet,çoğunlukla.
-sana kalmış o zaman ,hangisini söylemek istiyorsun?
---hissettiğimi.
size katlanmam biraz daha kolaylaştı benim için.bencilliğinizi yeteri kadar örtemiyorsunuz yanımda.sorunlarımı anlatırken sıkıldığınızı gizlemeye çalıştığınızı fark edebiliyorum.hoşuma gidiyor ,sıkılmanıza rağmen beni dinlemek zorunda olmanız.
benim için özel değilsiniz.varlığınız ya da yokluğunuz pek ilgimi çekmiyor.benim için tek öneminiz,düşündüklerimi sesli olarak ifade etmemde etkili olmanız nesne olarak.kolaylıkla vazgeçilebilir bir nesne.benim için başka bir öneminiz yok.sıradansınız ,sıradanlığınız canımı sıkıyor.size sen diyecek kadar bile yakın hissedemiyorum kendimi.oysa sizli-senli konuşmak umrumda bile değil,yani önemsemem böyle şeyleri.

yüzünüzün aldığı ifadeden duymak istediğinizi söylememi tercih ettiğinizi mi çıkarmalıyım?
-hayır.hislerin,gerçekte düşündüklerin biraz şaşırttı beni sadece.
---söylediklerim size kötü mü geldi kaba mı?
-şaşırdım sadece.
---gerçekten şaşırmışsınız!bu kadarını beklemiyordunuz sanırım.bunca zamandır hobi olarak buraya geldiğimi mi düşünüyordunuz yoksa?insanları daha fazla ciddiye almalısınız.
-şu an nasıl hissediyorsun,ne düşünüyorsun?
---zamanımız dolmadı mı daha, diğerlerinin kıymetli vaktini gasp etmek istemem.
-biraz daha var zamanın ,diğerleri hakkında endişelenme.
---mevcut zaman diliminin bana aitliğini iddia ettiniz.sanırım siz de pasifliğinizin farkına vardınız.
-niye gülümsüyorsun?
---birinin kendi hakkındaki gerçeklerin birazının bile farkına vardığını görmek hoş da o yüzden.diğerleri hakkında endişelenmiyorum hem.burada sizinle olmaktan duyduğum sıkıntı arttı da onu belirtmeye çalışmıştım.
-başkalarını önemsiyor görünerek mi?
---yanlış anlaşılmalar benim kabahatim değil.bu arada size küçük bir hediye vermiştim ya.onu size karşı iyi bir şeyler hissettiğim için falan vermedim.sadece size borçlu olduğumu düşündüm,ısmarladığınız yemek için.borcumun karşılığını ödemek istedim o kadar.yanlış düşünmeyin hislerim hakkında.
-şu an nasıl hissediyorsun,ne düşünüyorsun diye sormuştum,cevaplamak istemiyor musun?
---çok iyi hissediyorum.neşe doluyum.tanrım iyi ki beni var ettin.var edilmek,yeryüzünde yaşamak,insanların arasında olmak ne güzel hissettiriyor.iyi ki var olmuşum.
-bana gerçek düşüncelerini hiç anlatmamış olsan ve biraz da insanlara dikkat etmeyen biri olsam
gülümsemene ve mutluluğuna aldanabilirdim.
---zaten insanlara dikkat etmeyen birisiniz.(gülümseme eşliğinde)
-gerçek düşüncelerin?
---hayat berbat,burada şu an sizinle olmam berbat.ben niye böyle berbat bir insanım.her şey sıkıcı,herkes gereksiz.ben gereksizim.boğuluyorum,boğuluyorum,her an,her şeyden.uyusam keşke,uyusam da uyanmasam hiç.sıradanlığın canımı sıkıyor.basitliğim canımı sıkıyor.yok olsam keşke.böyle işte.sanırım zamanımız da doldu.
haftaya görüşürüz.yani hala yaşıyor olursam.endişelenmeyin ,büyük ihtimalle yaşıyor olacağım.pek cesaretim olmadığını söylemiştim size daha önce ,hatırlarsanız.
-espri olarak söylemediğini biliyorum bunları,gülümseyerek söylüyor olsan bile.
---birinin ,söylediklerimde ciddi olduğumu bilmesi güzel en azından.genelde depresif,intihara yönelik ifadeler kullandığımda insanlar öylesine söylenmiş,espri niyetinde sözler olarak algılıyor söylediklerimi.kim bu konuda espri yapar ki!sanırım bunları söylerken hafif gülümsüyorum ya o yüzden dikkate almıyorlar dediklerimi.
-bence ondan değil.
---bence de.öylesine söylemiştim zaten.ciddiye almayın her söylediğimi.neyse iyi günler.

3 Şubat 2012 Cuma

sıkıntı

dün koukou debut okudum tekrardan.ilk on bölümünü okudum,gözüm kızararak.
okurken huzurluydum,var olup olmamam sıkıntı vermiyordu.varlığımdan hüzün duymayı unuttum.keşke ölene kadar manga okuyup,anime izleyip insanlara gereksinim duymadan yaşayabilsem.tek başıma olduğumda keşke yanımda başka birinin olmasını arzu etmeden yalnızlıktan keyif alabilsem hep.



içimdeki diğeri

bugün seninle uyumluydum ,en azından sabahki halim öyleydi.senin ben olmadığını biliyorum ya da hayal ettiğim biri olmadığını.zihnimdesin, çokluk saklanıyorsun ben diğer insanların yanında olunca.yalnızken her zaman varlığını belli etmiyorsun bana,ama ben yine de senin var olduğunu biliyorum.keşke varlığını somutlaştırabilsen de bu yalnızlık hissi biraz azalsa.bu sabah mutluydum.çünkü senin gibi olduğumu hissettim kısa bir an da olsa.ve senin gibi baktım yaşama ...

bugün sıradanlığımın farkına yine vardım.insan mutlu olduğunu düşünürken sıradanlığının farkına varmamalı .

acaba kaç yıl sonra intihar etmeye cesaret edeceğim..şu anki gibi hissedip de daha da çürümeye bırakmam kendimi umarım.


ekşi 'de gezinirken öğrendiğim bir grup ve şarkısı ...


17 Aralık 2011 Cumartesi

kimseyle konuşmasam da ,konuşamasam da ,yalnızlığı hissetsem de benim gibi hissedenlerin,yaşamaya çalışanların ya da cesaret edip de bu çürümeyi sonlandıranların var olduğunu biliyorum...

umarım bir gün ait olduğumu hissederim bir yere,birilerine....



Gary Jules~Mad World

15 Aralık 2011 Perşembe

ucube gibi hissediyorum kendimi.dışarı çıkmak,sıradan,normal biriymiş gibi davranmak boşuna sanki.eve kapanıp yorganın altına kafamı gömüp bütün gün uyumak,kıvrılmak yatakta ve ağlamak ,var olduğum için ağlamak istiyorum..
yalnızlık.depresyon keder falan hepsini bir kenara itersem ne kalır geriye.hüzünlü halimi seviyorum.
birisi tarafından sevilmek isterdim ,beni çok sevmesini isterdim ve beni sevdiği gibi onu sevmeyi de.insanlarla aramdaki iletişim yüzeysel,birisine seni seviyorum demek,onu önemsemek,pek benlik değil sanırım.bilmiyorum,belki de önemseyebileceğim birisi çıkmadığındandır karşıma.bugüne kadar ,var olduğum süre boyunca hissedemeğim kadar aşık olmak istiyorum.

yine de bu yazdıklarıma rağmen tek gerçek olanın yalnızlık olduğunu biliyorum.yaşanmışlıklara dahil olan herkes uzaklaşıyor bir süre sonra .yaşanmışlıklar kalıyor geriye tabi bir de kaybolmayan yalnızlık,varlığını daha da güçlü hatırlatan yalnızlık.

bugüne kadar kimseye seni seviyorum demedim,kimsenin omzuna yaslanıp da yalnızlığımı unutmadım.
neyse yazmak istediğim gibi bir yazı olmadı. aptal ergen günlüğü sayfasına dönmüş bu yazımı sonlandırayım.
..


ilk video paylaşımımı da yapayım :

Nick Cave & The Bad Seed~~ The Weeping Song