9 Haziran 2014 Pazartesi
_
birkaç yıl öncesine kadar daha bi kendime dönüktüm.annem babamla hiç karşılaşmamış olsa diye düşünürdüm ,böyle düşünürdüm çünkü o zamanlar hiç var olmamış olmam ikisinin karşılaşmamasına bağlıydı.başıma gelen olumsuzlukları,yetersizlikleri onlara yükleyebilirdim.onlar bu yüklemenin altında ezilmezlerdi ne de olsa.hak da ediyorlardı pek üzerinde düşünülmeden alınan kararlarının bi sonucunun kendilerini suçlamasını.babam güçlüydü küçükken,pek konuşmazdı bizimle,arada bir şeyler söylerdi o kadar.annem çocuklarıyla meşgul,hem işe giden hem de evle ilgilenebilen biriydi.küçükken babamı hep güçlü,hep uyumak isteyen,biraz şişmanca kalacak biri olarak görürdüm.annemi ise yorulmayan,televizyon izlemeyi seven,kendi halinde biri olarak..büyümek kötü..artık ikisinin de yalnız,bir şeylerle uğraşmaktan bıkmış,yorgun,alıngan halde olduklarını farketmek birazcık da olsa büyümek sanırım.ve onlara üzülmek.onlardan daha sağlıklı,konuşkan olmak,yapılacak şeyler biriktirmek ilerisi için üzücü..yine düşündüm hiç karşılaşmamış olsaydı annemle babam diye..kendi mutlulukları için diledim bu defa bunu.belki o zaman birazcık da olsa mutlu olabilirlerdi.
25 Mayıs 2014 Pazar
..:..:..:..
sabitlenmiş,donmuşum gibi.herkes devam ederken bir şeylere ben öylece donmuşum gibi.eskiden zeki olduğumu düşünürdüm,bir şeylere ilgili,bilgilenmeye istekli.uzun süredir hiçbirşeyim ben.halinden hoşnutsuz şekilde köşesine çekilmiş ,diğerlerini kıskanmaktan başka bi şey yapmayan biriyim..hayatımda özel diyebileceğim hiçkimsem yok.bir zamanlar varsa bile uzun süredir yok..sıkıldım:sabitliğimden.
15 Şubat 2014 Cumartesi
----
davranışların,yapılan şeylerin sonucu değiştirmeyeceğinin fark edilmesi : öğrenilmiş çaresizlik
başlarda çabalamayıp bir şeylerin değişmesini bekleyip durmak..gözlemci olmaktan sıkılmak,istenilenin başkası tarafından gerçekleştirilmesini ve sunulması beklemenin mantıksız olduğunu anlamak..
istediğin şeyler için çabalamak,yorulmak--çünkü aktiflik sana göre değil--tüm uğraşlardan sonra fark edilen şey hiçbir şey değişmez.her şey çabalamadan önceki halinde..çabaların bi boka yaramamış..sen hala hiç bi haltı beceremeyen kendine güvenemeyen silik kızsın..büyüyememişsin hiç.kendine güvenmeyi bi türlü becerememişsin..hala anlam arayıp durmayı bırak yaptığın her boktan şeye..
çabalamaktan vazgeçiş..pasifliğe dönüş..sıradanlığı kabulleniş..yalnızlığı kabulleniş diye sürekli kendine hatırlattığın bi başınalık..
genshiken in kapanış parçası gereksiz beklentileri hatırlatıyor bana..beklenti sonrası üzüntüyü falan..
25 Aralık 2013 Çarşamba
uzun süredir pek bi şey yapmıyorum sanırım.aslında hiçbir şey yapmıyorum doğru dürüst..yakında figür almayı başarırım umarım..bu aralar takıntılı olduğum bir figür var fma den.stoklarda kalmadığı için çoğu yerde oldukça pahalıya satılıyor..onu araştırıyorum kafayı takmış halde..sakisaka nın mangalarına baktım geçenlerde satın almak için 450 yene buldum ama kargo ücreti kendisinden daha pahalıya gelecek gibi.o sevdamı da erteledim şimdilik..başka ne yapıyorum?anime izliyorum.ama çok değil..dersler çok yorucu.tatilleri uyuyarak geçiriyorum hem..sanırım hayatımdaki en büyük yenilik japonca dersine başlamam oldu..hiraganayı öğrendim..final sınavına az kaldı..çalışmam gerekiyor ona da.
çok gereksiz,boş hissediyorum kendimi.daha doğrusu hissetmekten farklı bi şey bu..durumun farkında olmak gibi..
bir de hala kou yu çok seviyorum ben.--konuyla alakasız, boş insan cümlesi--

nhk dan
çok gereksiz,boş hissediyorum kendimi.daha doğrusu hissetmekten farklı bi şey bu..durumun farkında olmak gibi..
bir de hala kou yu çok seviyorum ben.--konuyla alakasız, boş insan cümlesi--

nhk dan
19 Kasım 2012 Pazartesi
8 Kasım 2012 Perşembe
şu an evimde olmak isterdim.sadece yatağımda yorganı üstüme çekip ,sessizce ağlamak için.ağlamaya da çokça ihtiyacım var..dinlediğim parçaları eskitmişim sanırım,sıkıcı gelmeye başladı çoğu.bir de yarın sınavım var,sabah çalışmayı düşünüyorum,yurda gidince uyurum..lise sonda da hep uyurdum,uyanmayı istemezdim,rahatlamak için intihar ediş anımı hayal ederdim.sonra,tabi ki hiçbir şey yapamadım..ne kendime ne de boktan hayatıma..ilacı iç sabah tok karnına,bir şeyleri değiştirmek değil de benim yaptığım ,çoğu şeyi kendime geri gömmek.sonra da arada sırada gözlerin hafiften dolması işte..
bu aralar ara sıra düşüyor olduğumu hissediyorum.bir ara anterrabae gibi düştüğümü düşünürdüm.geçenlerde haibane renmei yi izledim.orda rakka vardı..belki bir gün onun gibi düştüğümü hissederim,süzülür gibi..
bu parçayı paylaşmak istedim..
7 Ekim 2012 Pazar
yeni şeyler..etrafındakileri öğrenmeye çalışan,yadırgayan ben,yabancı kimseler,yüzeysel konuşmalar,güzel,çok güzel bir kampüs,giremediğim internet,uzak kaldığım anime ve manga,hiç değişmeyen şeyler;önemli şeyleri başkasına anlattığında hissettiğin pişmanlık ya da romantik ilişkiden çok uzakta olmak gibi...kendine dönmeye çalışmak ama pek becerememek ve çoğu şeyi hala beceremediğini fark etmek..bir de otobüste tanıştığın biriyle hiç gitmediğin kızılay a gitmek ve biraz dolaşmak..
21 Eylül 2012 Cuma
haftaya başka şehirde olacağım ve oraya alışmaya çalışacağım.yatağımı da özleyeceğim..tedirgin hissedeceğim kendimi pekçok kere,ama yine de bir şekilde o şehirde yaşamaya devam edeceğim.üç-dört hafta geçtikten sonra bayram tatili nedeniyle eve geleceğim.beni kimsenin karşılamasını istemeyeceğim.anahtarım yanında olacak.kapıyı kendi anahtarımla açacağım.ve hissetmek istemediğim başka bir his..kendi evime,odama,yatağıma bile yabancılaşma..aitlik karmaşası..
bugün dışarı çıkmıştım,ilkokulun yakınından geçiyordum.istikrar marşı okunuyordu.kaldırımda birkaç kişi saygı duruşunda marşın bitmesini bekledi.ben ise yürüdüm,beklemeden bir şeylerin bitmesini.hiçbir şey hissetmeden.acaba marşı duyunca saygıda bulunanlar neler hissediyor ki.ben milliyetçi biri değilim.küçükken de öyleydim.seçemediğim ,seçmediğim şeylere aşırı bağlılık duymak tuhaf doğrusu..
trt de yayınlanan taciri izlemeyi bitirdim bu arada.bağımlılık yapan kore dizilerindeki bayık sahnelerin tarihi kore dizilerinde olmaması onları daha bir izlenesi yapıyor açıkçası..tabi bu, dizideki saçma yerleri görmezden gelmemi engellemiyor.
mesela ilk birkaç bölümde sang ok takdir edilesi bir şeyi her yaptığında patronu tarafından hadi anlat bakalım nasıl başardın lafını duyması ve ayrıntılı biçimde anlatırken zekasına övgüler düzülmesini beklemesi buna rağmen alçakgönüllü görünebilmesi...
Park Da Nyung un on kaplan gücündeki koruması..
birbirininden hoşlanan insanların karşılıklı değil de yanyana durmaları ve uzaklara bakarak konuşmaları..yeşilçam filmlerini hatırlattı.birkaç şey daha vardı ama hatırlayamadım.neyse yine de güzel diziydi.
bu arada blogspot un yeni arayüzüne (daha doğrusu ben yeni geçtim) alışamadım bir türlü..resim yükleme falan daha bi kolay olmuş ama..
trt de yeni dizi başlamıştı şubat diye.ilk bölümün birazını izlemiştim.şubatı,onun gibi olanları sevdim,hatta fantastik bir yanı bile olmuş dizinin onlarla birlikte.ama zengin kız karakteri ve onun arkadaşları,ailesi yapay duruyor.zaten o karakterler yüzünden yarısını ancak izleyebildim dizinin.
bugün dışarı çıkmıştım,ilkokulun yakınından geçiyordum.istikrar marşı okunuyordu.kaldırımda birkaç kişi saygı duruşunda marşın bitmesini bekledi.ben ise yürüdüm,beklemeden bir şeylerin bitmesini.hiçbir şey hissetmeden.acaba marşı duyunca saygıda bulunanlar neler hissediyor ki.ben milliyetçi biri değilim.küçükken de öyleydim.seçemediğim ,seçmediğim şeylere aşırı bağlılık duymak tuhaf doğrusu..
trt de yayınlanan taciri izlemeyi bitirdim bu arada.bağımlılık yapan kore dizilerindeki bayık sahnelerin tarihi kore dizilerinde olmaması onları daha bir izlenesi yapıyor açıkçası..tabi bu, dizideki saçma yerleri görmezden gelmemi engellemiyor.
mesela ilk birkaç bölümde sang ok takdir edilesi bir şeyi her yaptığında patronu tarafından hadi anlat bakalım nasıl başardın lafını duyması ve ayrıntılı biçimde anlatırken zekasına övgüler düzülmesini beklemesi buna rağmen alçakgönüllü görünebilmesi...
Park Da Nyung un on kaplan gücündeki koruması..
birbirininden hoşlanan insanların karşılıklı değil de yanyana durmaları ve uzaklara bakarak konuşmaları..yeşilçam filmlerini hatırlattı.birkaç şey daha vardı ama hatırlayamadım.neyse yine de güzel diziydi.
bu arada blogspot un yeni arayüzüne (daha doğrusu ben yeni geçtim) alışamadım bir türlü..resim yükleme falan daha bi kolay olmuş ama..
trt de yeni dizi başlamıştı şubat diye.ilk bölümün birazını izlemiştim.şubatı,onun gibi olanları sevdim,hatta fantastik bir yanı bile olmuş dizinin onlarla birlikte.ama zengin kız karakteri ve onun arkadaşları,ailesi yapay duruyor.zaten o karakterler yüzünden yarısını ancak izleyebildim dizinin.
20 Eylül 2012 Perşembe
15 Eylül 2012 Cumartesi
nasılsın natsume..ben,nasıl olduğumu pek bilmiyorum ,bütün gün ne yaptığımı da aslında.epeyce uyuyorum,bir şeyler yedikten sonra nette dolaşıyorum sonra tekrardan uyuyorum.evet,oldukça pasif halde geçirilen bir gün..ama yine de geçiyor işte.yalnız,hissiz geçirdiğim bir günün daha bittiğini düşünmek iyi hissettiriyor ..
papini nin kaçan ayna adlı öykü kitabı vardı.güzeldi kitap.arasıra oradaki bir öykü gelir aklıma.bütün isteklerinden kendini arındırıp,ölmeye çalışan biri hakkındaydı sanırım öykü..bu arada bir hafta oluyor rüzgarın adını bitireli.ikinci kitaba önceden bahsettiğim sebepten ötürü başlayamadım..bu sene anime izleyemeyeceğim,manga da okuyamayacağım.bilgisayarsız kalacak olmanın sonuçları..ara verdiğim şeyi yapayım ben de.bol bol roman okurum.güzel bir liste oluşturmalı ,okumak istediğim oldukça çok kitap birikmişti.onlarla vakit geçiririm ..h.hesse ,sartre,camus,kafka,dostoyevski,ursula k.le guin,h. murakami.. oldukça çokmuş.bir de john fowles ile kosinski var.üniversitenin kütüphanesine baktım da geçenlerde netten,her yerden çok uzakta kitabı varmış kütüphanede.kütüphaneye kayıt olduktan sonraki ilk işim o kitabı almak olacak.zamanında oldukça çok aramıştım o kitabı.yeniden basımı olmadığı için bulması pek mümkün olmadı benim için .. neyse böyle işte...
bir de bu parça çok hoş..
Kaydol:
Yorumlar (Atom)


